×
beIN SportsBy DIGITURKApp Store'da ÜCRETSİZ
GÖSTER
×
beIN SportsBy DIGITURKGoogle Play'de ÜCRETSİZ
GÖSTER

Ligtv

beIN Sports editörlerinden Melih Aydoğmuş, EURO 2020 öncesi turnuvada düdük çalacak hakemleri ve açılış gününde İtalya - Türkiye maçını yönetecek Danny Makkelie’yi eski hakem Deniz Çoban ile değerlendirdi.

İşte o keyifli söyleşi...

Öncelikle turnuvada bilmemiz gereken ekstra bir kural veya detay var mı? Hakemlere söylenen bir uyarı da olabilir.

Bildiğim kadarıyla yoktu ama dün sen aradıktan sonra biraz daha araştırma yaptım. Acaba seminerlerde bir şey söylenmiş mi diye… Bazen hakemlere derler ki itirazlara çok dikkat edeceğiz, ciddi faullü konularda tutarlı olacağız, itirazlarda sarı kart göstermekten çekinmeyeceğiz vs. Buna benzer yeni talimatlar verirler ama bu turnuvada hiçbir talimat verilmemiş. Şampiyonalar Ligi maçlarından önce ne talimat verilmişse burada da onlar geçerli olacak. Demek ki UEFA, Şampiyonlar Ligi performanlarından memnun kaldı ki talimat verecek, düzeltilecek bir şey görmemiş.

Hocam turnuvadaya 14 farklı ülkeden 19 hakem katılıyor. Hollanda, İspanya, Romanya, İngiltere ve Almanya’dan ikişer,  Türkiye, Rusya, Fransa, İsveç, İsrail, İtalya, Portekiz ve Slovenya’dan birer hakem var. Bir de Arjantinli Fernando Rapallini’yi görüyoruz. Neden Arjantinli bir hakem Avrupa Şampiyonası’nda düdük çalacak?

UEFA ile CONMEBOL arasında bir hakem değişim anlaşması yapıldı. Avrupa’dan da İspanyol bir hakem Amerika Kupası’nda düdük çalacak. Tamamen iyi niyetli, hakem değişim programı kapsamında yapılmış bir uygulama. Bu kapsamda İspanyol hakem Jesus Gil Manzano’da 2021 Copa America’da görev yapacak. 

"Cüneyt Çakır dünyada bile zirve konumda"

Evet artık Cüneyt Çakır diyelim. Üst üste olmak üzere 5’inci kez uluslararası bir turnuvada görev yapacak. Daha önce 2012, 2014, 2016 ve 2018’de yer alıp 12 maç yönetti. Cüneyt Hoca gibi Bjorn Kuipers’in de beşinci turnuvası olacak. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu?

Şöyle başlamak isterim. Cüneyt Çakır ismi bırakın Avrupa’yı dünyada bile zirve konumda. 21’inci yüzyılın en iyi ikinci hakemi seçildi biliyorsunuz. Felix Byrch 141, Cüneyt Hoca 140 puan aldı. Arada sadece bir puan var. Bu sıralamayı Uluslararası Futbol İstatistik Kurumu yaptı. 
Dünyanın sayılı hakemlerinden birisi oldu Çakır. Arka arkaya 5 tane turnuvaya katılmış. Üstelik yaşı itibariyle 2022 Dünya Kupası’na gitme ihtimali de çok yüksek. Yani altı turnuvaya giden tek isim olacak. Kuipers’in de beşinci turnuvası ama 48 yaşında ve hakemliği bırakacak. Bu onun son turnuvası. Bu sebeple Cüneyt Çakır dünyada tek olacak. 

Bir de şu var tabi. Hem Cüneyt Çakır hem de Bjorn Kuipers 4 turnuvada 12 maç yönetmiş ama Cüneyt Çakır’ın yönettiği maçların önem derecesi daha yüksek. Çakır’ın Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası’nda yarı final yönetmişliği varken Kuipers’in henüz öyle bir maçı yok.

Listedeki 19 hakem içinde en kariyerli isimler Cüneyt Çakır, Bjorn Kuipers ve Felix Byrch’tir… Kendisi bizim yüz akımız ve bir adım ilerisinde bu isimlerden de kariyerli olacaktır. Bu yüzden İngiltere’de en çok uluslararası maç yöneten hakemdir zaten. Türkiye’de her ne kadar eleştirilse de, hor görülse de hakemlik mesleğinde dünyanın gerçeğidir. Bunu herkesin bilmesi gerekir. 

Böyle bir kariyerle Cüneyt Çakır’a final maçı yakışır diyeceğim ama siz ne dersiniz?

Bunun birçok parametresi vardır. UEFA Hakem Kurulu’nun aklında final için bir isim vardır, bellidir bu kişi. Mesela 2018 Dünya Kupası’nda finale en yakın isim Alman hakem Felix Byrch’ti. 

Bildiğim kadarıyla o turnuvada sadece bir maç yönetti ve o da final maçı değildi. Doğru mu?

Evet doğru. Bir maç yönetti ve ülkesine gitti. Grup aşamasında yönettiği maçta tartışmalı bir pozisyonda penaltı kararı vermedi. Ardından VAR hakemi pozisyonu izlemesi için ekran başına çağırmış ancak Felix’in cevabı ‘Hayır izlememe gerek yok, ben pozisyonu sahada gördüm. Kararımın değişeceğini düşünmüyorum’ olmuş. 

Byrch değişik bir kişilik. UEFA, 2016 Avrupa Şampiyonası’ndan bir ay önce tüm hakemleri Fransa’da topladı. Ülkede vakit geçirmelerini, birlikte sosyalleşmelerini ve ortama alışmalarını sağlamaya çalıştı. Bir de hakemleri basına tanıtmak istedi. Bana da kısmet oldu orada bir toplantıya katıldım. Clement Turpin, Martin Atkinson, Felix Byrch ve İsveçli Johansson vardı. Toplantıda yoğun bir basın kalabalığı yoktu. Güzel bir sohbet şansı yakaladık yani. Turpin, Atkinson ve Johansson ile neredeyse her konudan konuştuk. Ülkelerimizden bashedip maçların kritiklerini bile yaptık. Fakat gel gelelim Felix Byrch ben dahil kimse ile bir bağ kuramadı. Avrupa Şampiyonası dışında hiçbir soruyu kabul etmedi. İletişime kapalı ve ben ne dersem o doğrudur şeklinde düşünen birisi. Bu kişiliğini ben 2016’da görmüştüm, 2018 Dünya Kupası’nda da bütün dünyaya göstermiş oldu kendisi. FIFA Hakem Kurulu’nun o maçtaki VAR konuşmalarını dinlemesi sonucunda da evine gönderildi. Buraya nereden gelmiştik finali yönetecek hakem konusundan. UEFA’nın bu anlattığım sebepten ötürü final için bir değil en az birkaç tercihi vardır. Turnuva başladığı zaman bunlar değişmeye başlar. Yönetilen kötü bir maç, finale çıkan takımın maçını önceki turlarda yönetmiş olmak, finale çıkan ülkenin vatandaşı olmak gibi durumlar bu kararları değiştirir. 
Mesela -umarım öyle olmaz diyeyim ama- Türkiye’nin grupta elenmesi Cüneyt Çakır’ın final şansını artırır. Bu tüm milletlerden hakemler için böyledir…

Peki hocam, açılış maçına yani İtalya - Türkiye maçının hakemine geçelim. Danny Makkelie. Ne dersiniz?

Kuipers ile aynı milliyetten. İlk turnuvası olacak ama ilk oluşunu deneyimsiz olarak görmeyelim. Kuipers’in nasıl bir kariyeri var bahsettik. Katılmadığı turnuva yok. Mecburen onun gölgesinde kaldı tabii ki. Az önce hangi ülkeden kaç kişi katılıyor saymıştınız. Hakemler seçilirken kaç ülkeden kaç hakem var buna da bakılır. 2016 Avrupa Şampiyonası’nda Clement Turpin’in seçilme şansı yoktu ama hem Fransa’nın hem ev sahibi oluşu hem de bir futbol ülkesi olması dolayısıyla Fransız hakem de olsun dediler ve Turpin’i aldılar. Burada durum öyle. Makkeile yetenek olarak çok üst düzey bir hakem ama bahsettiğim durumlardan dolayı geride kaldı. Futbol severler Makkeile’yi PSG - Başakşehir maçından hatırlar. Çok sakin, stili düzgün, tutarlı kararlar veren, gerektiğinde diyalogla işi çözen, gerektiğinde kart gösteren iyi bir hakem.  

Farklı yönleri de var Makkeile’nin. VAR başladıktan sonra bu işe çok iyi adapte olup, kendinden üst düzeydeki hakemlere eğitim veren birisi. 2 yıl önce VAR ile ilgili Türk hakemlere de eğitim vermişti. Bizim çok yakından tanıdığımız Jaap Uilenberg her zaman şunu söyler “Ben Danny ile çok iyi anlaşıyorum. Buraya sıfırdan geldi ve çok iyi bir kariyeri var. Tartışmalı bir pozisyon olduğunda sürekli onun fikirlerini alırız.” Özellikle VAR ile ilgili ahkam kesecek bir konumdadır. Avrupa’da biliniyor ve tanınıyor. Açılış maçı için uygun bir isim. 
Özel hayatında da polislik yapıyormuş araştırırken gördüm. Bunu da bir ekstra not olarak vereyim.

19 hakemin 12’si daha önce uluslararası bir turnuvada düdük çalmamış. Bunu nasıl yorumlarsınız?

Çakır, Byrch ve Kuipers hakkında bir hayli konuştuk. Hepsi belli kariyere ulaşmış hakemler. Turpin, Fransa’dan da bir hakem olsun denilerek sunulmuş bir hakem. Onlardan birisi de Sergei Karasev… İki kez büyük turnuvaya katılmış. EURO 2016’da iki, 2018 Dünya Kupası’nda da bir maçta düdük çalmış. Bunu tecrübeli hakemler kategorisine koydun ama Karasev hakemlik yetenekleri çok da iyi olan birisi değil. Turpin’in bile gerisinde kalır. Hiç turnuvaya katılmamış İngiliz hakemlerin de gerisinde kalır. Şöyle bakmak lazım. Collina şu anda dünya hakemliğini yönetiyor ama bundan 4-5 yıl önce Rusya Merkez Hakem Kurulu başkanlığı yapmıştı. Aynı zamanda UEFA’da da görev yapıyordu. Collina muhtemelen şöyle düşündü; yıllarca orada çalıştın, iyi de para kazandın ama hiç mi bir hakem çıkmadı demesinler diye onların içinden en iyisini seçip getirdi. O da Sergei Karasev. Şampiyonlar  Ligi’nde 24 maç yönetmiş toplamda. Normalde 2 büyük turnuva görmüş hakemin çok daha fazla yönetmiş olması gerekirdi. Coğrafya kaderdir dedikleri de böyle bir şey. Rus olması ve Collina’nın da orada çalışmasının ekmeğini yiyor. 

Aslında ben hakemlere tecrübesiz derken onları turnuva görmemişler olarak ayırmıştım. Yoksa Micheal Oliver, Anthony Tayler futbolun beşiğinde her hafta maç yöneten çok tecrübeli hakemler tabii ki… Taylor’un 42, İtalyan Daniel Orsato’nun 45 yaşında hiç turnuvaya gitmemiş olması garip geldi bana. 

İşte bu izah ettiğimiz gibi. Çok iyi hakem olabilirler ama turnuvalara her ülkeden en fazla iki kişi çağrıldığı için kendilerinden önceki hakemlerin arkasında kalan kişiler oldular. Yakın zamanda İngiltere’den Mark Clattenburg ve Martin Atkinson vardı. Onlar bırakınca sıra Anthony Taylor ve Micheal Oliver gibi isimlere sıra geldi. Mesela Oliver benim için çok ilginç bir isim. Şu an 36 yaşında. İngiltere’de en genç yaşta 4. hakem, en genç yaşta yardımcı hakem ve en genç yaşta orta hakem olmuş. 26 yaşında Premier Lig’de düdük çalmış. Hakemlik stili de çok beğeniliyor. İngiliz hakemlerin ikisi de yetenek olarak daha önce turnuvaya katılan Hategan’dan, Lahoz’dan, Turpin’den iyidir bana göre.

Hakemlerin görev dağılımı adil mi?

Hakemlik mesleğinde görev dağılımında, şans verilme konusunda bir adillikten bahsedebilir miyiz? Herkes aynı kulvarda mı yarışıyor?

Bu turnuvadaki hakemlere bakarsanız genellikle 10-11 senelik FIFA kokartı olan isimler. Fakat Avrupa’nın beş büyük futbol ligi dediğimiz ülkelerin burada bir avantajı var. Bu isimler kokartı alır almaz Avrupa Ligi’nde maç yönetebiliyorlar. Bizim hakemlerimizin ise FIFA kokartı taktıktan sonra Avrupa’da maç yönetebilmeleri için üç-dört yıllık bir tecrübeye ihtiyaçları var. Çünkü dört tane klasman var. Elit kategori, birinci kategori, ikinci kategori ve üçüncü kategori. Bizim hakemlerimiz FIFA kokartı aldıkları zaman üçüncü kategoriden başlıyorlar. Avrupa’da maç yönetmek için bir veya iki olmanız lazım. Bizim hakemlerimiz genç yaş kategorilerindeki uluslararası maçları yöneterek tecrübe kazanmak zorunda. Ama İngilizler, Almanlar, İspanyollar FIFA kokartı alır almaz birinci kategoriden başlıyorlar. Cüneyt Çakır’ın başarısına bu gözle de bakacak olursak nerelerden sıyrılıp geldiğini bir düşünün. Kolay değil. 

Miguel Lahoz’u pek konuşmadık. Şampiyonlar Ligi finali yöneterek geliyor turnuvaya.

Kusursuz bir maç yönetti ama o maçta hakemlik yeteneğini gerektirecek de bir pozisyon yoktu. Çok iyi bir penaltı verdi, çok yerinde bir kırmızı kart gösterdi gibi şeyler söyleyemeyiz. Türk futbol severler tarafından tarzı çok beğeniliyor. Konuşarak, diyalog kurarak işleri yoluna sokuyor ama bir de Byrch gibi asıp kesen modeller var.
Şöyle toparlayayım. Bu liste Avrupa hakemlerinin ilk 19’u değil. Böyle bir liste yapsanız zaten Slovenya, İsveç, İsrail gibi ülkelerden hakem alamazsınız. Her halükarda bu turnuvanın ağırlığını Bjorn Kuipers, Cüneyt Çakır, Felix Byrch, Lahoz, Turpin ve İngiliz hakemler kaldıracaktır. Diğer hakemler de performanslarına göre bir veya iki maç yöneterek ülkelerine dönecektir.